Sızı DarVakit Nisan 9, 2006 DENEMELER, EDİTÖRDEN, MANŞET Sabahın görmeyen saatlerinde çıktı öğrenci evinin kalabalığından. Mamak’ın ara sokaklarından kestiği randevuye yetişmeye çalışıyordu. Geceden kalan ağzındaki nikotin tadına inat, cebinde kalan sigara paketine dokundu. Günlük istikakı sadece 10 sigaraydı. İstikaka inat 1 sigara aldı paketinden. Nemlenmiş kibrit kutusunda yanmamış bir kibrit seçip yaktı sigarasını. Henüz yarılanmamışken sigarası beklediği durağın ötesinde göründü beklediği otobüs…. Randevü yerine en yakın duraktan, 3 durak kala indi yürümeye başladı. Ankaralı olanlar bilirler kışsa, kar ve yağmur yağmadıysa ayrı bir ayazı vardır Ankara’nın. Açıkta kaldıysa yürüyen üşütür, hasta düşürür. Aldığı soluk önce genzini sonra ciğlerine kadar üşütürken o bundan bir haber bütün mümkünlüklerin kıyısında üşüten yürek sızısını düşünüyordu. Gözü geçtiği caddedeki pastanelerinin camekanlarına takılıyordu kimi anlarda. Camın ardındaki masalardaki kendilerini çayın en güzeline, boğacaların en tazesinin tutsaklığına bırakmış kadınlı erkekli masalara bırakıyordu bakışlarını. Ve öfkeleniyordu kendince… Üstleri kirlenmemiş güzel saçlı kadınların erkeklerin o sıcak sohbetlerine olan özlemi midir bilinmez ama hep öfkeli ve kaşları hep çatıktı. Uzunca süredir… Devamı için üyelik gerekmektedir