En sevdiğim Vakit alacakaranlık Göğsümüzde yürek değil Şafak var Ve boşuna değil Milenyumdan 15 yıl sonra Hani 2000 li yılları geçeli cok olmuşken 1947 den kalma şiirlere inanmamız Elini taşın altına koy, diyor O şiirler Biz uykularımızdan, Yârin süt kokan göğsünden alınırken Gece yarıları…. Elini taşın altına koy, diyor Ezilsin ellerimiz o taşın altında Ezilsin un ufak olsun Yeter ki eğilmesin soytarıya Gülümseyen başımız…. En sevdiğim Sene 2015 2000 li yılların çok sonrası yani Ve ben memleketimden üç yıldır uzakta Bi kasaba yıkıntısının altından gelmişken Yani babamdan başka bi adama güvenmemişken henüz Yani ağzım tohum ve toprak kokarken Kırık testiden içilen bi şarap gibi Dudaklarım kesile kesile Gördüm tanıdım sevdim bu adamları Göz pınarımlarımdan aşağı damladı Kırdıkları her şey Ama yine de sonsuz inanıyorum Devrimin ve aşkın yaşanacağına Aynı anda… En sevgilim Vakit alacakaranlık Güneş hiç doğmaz sanabilir insan Yani öyle ki Ölümlerden yapma çiçekler açıyor baharlar Yüzükoyun uzanıyor başımız yerlere Korkuyoruz Sanki yurdumuzda değil de Kapısı ardına kadar açık bi evde Her an başımıza bi şey gelebilecekmişçesine Tedirgin yaşıyoruz Uyduların üzerine konuyor kuşlar Kuşları vuruyorlar Yine de göğsümüzün altında Şafak var Şafak hep var….